Hayvan Çiftliği Kitap Yorumu
Merhabalar.🙋İlk kitap yorumuyla karşınızdayım . Uzun zamandır alıp okumak istediğim bir yazardı George Orwell. Çorum'da bir sahafa gitmiştim orada uygun fiyata bulunca kaçırmadım. İki kitabını aldım.
Hayvan Çiftliği 1940'lardaki ''reel sosyalizm''in eleştirisiolan bir roman. Aslında ben hayvanlar başkarakterleri olunca öykü diye tahmin etmiştim. Öykü okumayı pek sevmiyorum o yüzden tedirgin olmadım değil. Ama hiç de öyle değilmiş. Bu roman dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından birisi olarak kabul ediliyor.
Karakterlerinden birkaçtanesi; Snowball(domuz), Squealer(domuz), Napoleon(domuz), Koca Reis(domuz), Boxer(at), Bay Jones, Benjamin(eşek)...
Hayvan Çiftliğinde yaşayan hayvanlar, insanların kendilerini sömürmelerine, çok iş yaptırıp karşılığını çok az verince onlara karşı bir isyan çıkarıyorlar. Bu yüzden çiftlik sahibi Bay Jones'u karısını ve işçilerini çiftlikten kovuyorlar. Zaten Bay Jones son zamanlarda çok fazla sarhoş dolaşıyordu. İşçilerde bundan faydalanıp az çalışıyorlardı. Bu isyanı tetikleyen aslında Koca Reis denilen yaşlı domuzun rüyasıydı. Koca reis tüm hayvanları bir gece toplar ve rüyasını anlatmak istediğini söyler. Onun öncesinde insanların onları kullandıklarını, sadece yaşamaları için az miktarda yiyecek verdiklerinde bahseder. Hayvanların dinlenmesinin umurlarında olmadığını söyler. Sonra rüyasını anlatmaya başlar. Rüyasında insanlar ortadan kalktıktan sonra yeryüzünün nasıl bir yer olacağını görmüştür. Bir de annesinin söylediği ''İngiltere'nin Hayvanları'' adlı şarkıyı. Bütün hayvanlar birlikte coşkulu bir şekilde bu şarkıyı söylemeye başlamışlardı. O kadar gürültüyle söylemişlerdi ki Bay Jones uyanmıştı ve tüfeğini kaptığı gibi etrafa saçma yağdırdı. Sonra tüm çiftliği bir sessizlik kapladı. hepsi uyumuştu.
Koca reis birkaç gün sonra uykusunda ölür. Yaptığı knuşmayi hiçbir hayvan unutmamıştı. Hayvanlardan en zekileri ap açık domuzlardı. Bunlardan Snowball ve Napoleon'a diğer hayvanları eğitme ve örütleme işi verilmişti. Sonunda hayvanlar toplantılar sonucunda Bay Jones' çiftlikten kovmuşlardı.
Çiftliğin adı artık ''Hayvan Çiftliği ''olmuştu.
Domuzlar üç ay sonra artık hayvancılığın temel ilkelerini öğrendiler ve 7 emiri yazdılar. Tüm hayvanlar bu emirlere uyarlar.
Hayvanlar çok çalıştılar. Tüm hasat işleri onlara kalmıştı. Daha önce hiç yapmadıkları şeylerdi. Domuzlar ise onları yönlendiriyorlardı. Çiftlikte çalışmayanlar sadece Mollie, yaşlı eşek Benjamin ve bir kediydi.
Toplantılar hala devam ediyordu. Buralarda en ateşli konuşmaları yapanlar Snowball ve Napoleon'du.
Napoleon, Snowball'ın her fikrine karşı çıkıyordu. Aslında onu çiftlikte istemiyordu. Bir gün Napoleon kendi yetiştirdiği köpekleri Snowball'ın üstüne salmış ve onu çiftlikten göndertmiştir. Artık tek başına hüküm sürmeye başladı.
Hayvan Çiftiği'ni artıkı tüm ülke duymuştu. Güvercinler diğer çiftlikteki hayvanlara da bu ayaklanmayı anlatıyorlardı. Diğer çiftçiler Jones'in çiftiğinden nasıl faydalanacaklarına bakıyorlardı. Ama Napoleon ikisinden de faydalanmanın bir yolunu bulmuştu.
Hayvanlar bir yıl bboyunca çok fazla çalıştılar. Ama artık insanlar için değil de kendileri için çalıtıklarını bildikleri için yorulmaları bile güzel geliyordu. Snowball'ın fikri olan yel değirmenini bile yapmışlardı. Bu sırada Napoleon çiflikte kuralları kendine göre değiştiriyordu. Çiftlikte alınan kararlarda insanlara ait olan hiçbir şey yapımayacaktı ama Napoleon bunların hepsini yapıyordu. Kıyafet giyiyor, evde yaşıyor, içki bile içiyordu. ama hayvanlar yine de birşey demiyorlardı.
Bir akşam birkaç çiftçi çiftliğe ziyarete gelmişlerdi. Çiftlikteki herşeye ve yel değirmenine hayran kalmışlardı. Çiftlik evinde kahkahalar, içkiler havada uçuyordu. Diğer hayvanlar camdan Napoleon, diğer domuzlar, köpekler ve insanları izliyorlardı. Napoleon diğer hayvanları insanların yanında o kadar ezmiştiki hayvanlar çiftlikten uzaklaşmaya başladılar. Daha 20 30 metre anca uzaklaştılar ama çiftlikten bir bağırtı sesi geldi. hemen çiftliğe geri geldiler. İnsanlar ve domuzlar kavgaya tutuşmuşları. Oynadıkları oyunda Napoleon ve Bay Pilkington'ın aynı elinde maça ası çıkmıştı.
İçeridek herkes birbirine benziyordu. Hepsi de artık birbirine benziyordu. Dışardaki hayvanlar hiçbirini birbirinden ayırt edemiyorlardı.
Ben kitabın sonunu sanki böyle bitirmesemiymiş dedim. Snowball'ın geri gelmesini beklerdim açıkcası. Ama yine de çok güzel ve çarpıcı bir romandı.
Puanım ise 4.8/5
Okuduğunuz ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
♥️


1 yorum
Çok sevdiğim bir yapıt. Harika bir eleştiri. 1984 de çok güzel bir kitabı yazarın.Onu da tavsiye ederim.
YanıtlaSil